<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">
<channel>
<title>Bilim Ve Teknoloji - 9koala Information sharing and downloading</title>
<link>https://9koala.com/</link>
<language>en</language><item>
<title>DONDURULMUŞ İNSANLAR &amp;  CRYONICS PROJESİ</title>
<link>https://9koala.com/262-dondurulmu-nsanlar-amp-cryonics-projes.html</link>
<pdalink>https://9koala.com/262-dondurulmu-nsanlar-amp-cryonics-projes.html</pdalink>
<guid>262</guid>
<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 20:57:20 +0400</pubDate>
<category>native-yes</category>

<enclosure url="https://northkoala.com/uploads/posts/2020-03/medium/1584177386_jlfu8ydg.jpeg" type="image/jpeg" />
<enclosure url="https://northkoala.com/uploads/posts/2020-03/thumbs/1584178014_jlljljljl.jpg" type="image/jpeg" />
<enclosure url="https://www.aksehirpostasi.com/images/cryonics6.jpg" type="image/jpeg" />
<enclosure url="https://www.aksehirpostasi.com/images/cryonics8.jpg" type="image/jpeg" />
<enclosure url="https://northkoala.com/uploads/posts/2020-03/medium/1584178213_cryonics5.jpg" type="image/jpeg" />
<enclosure url="https://www.aksehirpostasi.com/images/cryonics7.jpg" type="image/jpeg" />
<enclosure url="https://www.aksehirpostasi.com/images/cryonics4.jpg" type="image/jpeg" />
<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size:18px;">DONDURULMUŞ İNSANLAR &amp; CRYONICS PROJESİ<br></span><br><span style="font-size:14px;">100 YIL SONRA UYANMAK İSTER MİYDİNİZ?</span><br><a class="highslide" href="https://9koala.com/uploads/posts/2020-03/1584177386_jlfu8ydg.jpeg" target="_blank"><img src="https://northkoala.com/uploads/posts/2020-03/medium/1584177386_jlfu8ydg.jpeg" alt="" class="fr-dib"></a><span style="font-size:14px;">Dünyanın dondurulmuş ilk insanı James Bedford, cryo tüpü içindeki bekleyişinin 50. yılını tamamladı. Dondurulan insanları hayata döndürmek henüz mümkün olmamasına rağmen bu özel dondurma işlemi kendi endüstrisini yaratmış durumda.<br>Vanilla Sky, Forever Young gibi birçok bilim-kurgu yapımına konu olan insanları dondurarak hayata döndürme fikri aslında gerçek hayatımıza düşündüğümüz kadar uzak değil. Çoğumuza imkânsız gelse de günümüzde bilmedikleri bir geleceğe uyanmayı bekleyen 250’den fazla dondurulmuş insan var.</span><br><span style="font-size:14px;">1960’larda bir grup bilim insanı, insanları dondurma projesi üzerine deneyler yapmayı hızlandırdılar. Planlarına göre gelecekte gelişen teknoloji ile dondurulan insanların hastalıklarını tedavi etmek ve onları hayata geri döndürebilmek mümkün olacaktı.<br>Teknolojik gelişmeler henüz dondurulmuş insanların yaşamasını sağlayacak seviyede değil. Buna rağmen her geçen gün insan dondurma yöntemine talep artıyor. Teknolojik gelişmelerden umutlu 1500’den fazla insan öldükten sonra dondurulmak için sözleşme imzalamış durumda.</span><br><br><a class="highslide" href="https://9koala.com/uploads/posts/2020-03/1584178014_jlljljljl.jpg" target="_blank"><img src="https://northkoala.com/uploads/posts/2020-03/thumbs/1584178014_jlljljljl.jpg" alt="" class="fr-dib" style="width:469px;"></a><br><br><br><b>Fikrin Doğuşu</b><br> <img alt="" src="https://www.aksehirpostasi.com/images/cryonics6.jpg" class="fr-fic fr-dii" style="width:214px;"><br><span style="font-size:14px;"><br>Bu fikri ilk ortaya atan Amerikalı yayımcı, yazar, mucit, felsefeci, bilim insanı, siyasetçi ve diplomat Benjamin Franklin’dir. 18. yüzyılda ünlü tıp araştırmacılarından Jacques Dubourg'a yazdığı mektupta “Keşke insanları dondurup ileride uyandıracağımız bilimsel bir metot mümkün olsaydı. Bu sayede Amerika’nın 100 yıl sonrasını bir günlüğüne görebilmeyi, ardından ölmeyi bile kabul edebilirdim. Bunu normal bir ölüme kesinlikle tercih ederdim. İleride bilimimizin bunları da başaracağından hiç şüphem yok.” diye bu konudaki düşüncelerini belirtmiştir. 200 yıl sonra bu mektuptan etkilenen Fizikçi Robert Ettinger de bunun üzerine araştırmalar yapmış ve bunun ancak ölüm anında gerçekleşebileceğini öngörmüştür. Ayrıca kendisi Cryonics terimini ortaya atan ilk kişidir. Daha sonra bu fikirler daha ciddi bir şekilde ele alınarak araştırmalar yapılmış ve yeterli düzeye ulaşılınca Cryonics Enstitüsü kurulmuştur.</span><br><br><b><span style="font-size:18px;">Dondurulan İlk İnsan</span></b><br><br> <img alt="James Bedford'un Dondurulma Anı" src="https://www.aksehirpostasi.com/images/cryonics8.jpg" class="fr-fic fr-dii"><br><br><span style="font-size:14px;">İlk dondurma işlemi 12 Ocak 1967 yılında yapılmıştır. Dondurulan ilk insan ise Kaliforniya Üniversitesi'nde psikoloji profesörü olan James Bedford'dur. İlerleyen yıllarda onunla birlikte 8 kişi daha dondurulmuştur. Fakat 1979 senesinde dondurulan 9 kişinin vücutlarının feci bir şekilde çürüdüğü görülmüştür. İçlerinden ancak Psikoloji Profesörü James Bedford kurtarılabilmiştir. Enstitüdeki soğuma sistemindeki arıza yüzünden gerçekleşen bu olay enstitünün bütün gözleri üzerine çekmesine neden olmuştur. Oldukça fazla tepki alan Cryonics Enstitüsü bu olaydan sonra bir süreliğine piyasadan çekilme kararı almıştır. Ancak yine de vazgeçmemiş kendilerini çok daha fazla geliştirerek günümüzde kullandıkları dondurma teknolojisinin temellerini atmışlardır. Yani derin dondurucuda et dondurma mantığıyla insan dondurma devri son bulmuştur. Onlar gibi araştıran diğer enstitüler de dondurulan bedenlerdeki hücrelerin zarar görmemesi için buzlanma önleyici kimyasallar kullanmaya başlamışlardır.</span><br><br><a class="highslide" href="https://northkoala.com/uploads/posts/2020-03/1584178213_cryonics5.jpg" target="_blank" rel="noopener external noreferrer"><img src="https://northkoala.com/uploads/posts/2020-03/medium/1584178213_cryonics5.jpg" alt="" class="fr-dib"></a><br><span style="font-size:14px;">Cryonics Projesi’nin esin kaynaklarından biri de kış uykusuna yatmadan önce kendini donduran bir kurbağa cinsidir. Bu kurbağa kendini dondurarak adeta bir taşa dönüşüyor, kış sonunda eski vücut ısısına dönerek hayata devam ediyordu. Amerikalı bir bilim adamı da tıpkı bu kurbağada olduğu gibi ortaya atılan Cryonics düşüncesinin gerçekleşme ihtimalini test etmek istiyordu. Bunun için 1992 senesinde 3,5 yaşındaki köpeği Miles’i bir Cryonics enstitüsü sponsorluğunda dondurma kararı almıştı. Köpeğin önce kanı çekilmiş daha sonra dondurularak öldürülmüştü. Bu şekilde 70 dakika bekleyen köpeği tekrar hayata döndürmek için işlemlere başlanmıştı. İlk olarak kanı tekrar damarlarına enjekte edilmiş, hemen sonra vücut ısısı eski haline getirilmişti. Köpek sanki hiç dondurulmamış gibi yaşama tekrar dönmüştü. Ayrıca huyları ve karakter özelliklerinin hiçbirinde bir değişme olmamıştı. Bu deney bilim adamları için çığır açıcı nitelikteydi. Aynı zamanda dondurulan bir canlının hayata aynı şekilde döneceğini kanıtlayarak Cryonics Projesi’nin en büyük destekçisi ve kanıtı olmuştu.</span><br><br><br><span style="font-size:14px;"><b>Dondurma İşlemleri</b></span><br><span style="font-size:14px;"><br> <img alt="" src="https://www.aksehirpostasi.com/images/cryonics7.jpg" class="fr-fic fr-dii" style="width:412px;"> </span><br><span style="font-size:14px;"> </span><br><span style="font-size:14px;">Elbette dondurma işlemlerine ancak birey öldükten sonra başlayabiliyorlar. Burada önemli olan ise ölümden sonra bireye bir an önce ulaşıp müdahale edebilmektir. Bunun için Cryonics enstitüleri üyelerine içerisinde kişinin ölümünden sonra ne yapmaları ve nereye başvurmaları gerektiğini açıklayan bileklik ve kolyeler dağıtmışlardır. İçlerinde ölümü gerçekleşmiş bireye otopsi yapılmaması, kanın pıhtılaşmasını önleyici heparin enjekte edilmesi, başının çevresine buz konulması gibi uyarılar ve başvuru yapacakları adres bilgileri yazıyor. Böylece üyelerden birisi öldüğünde yakınları veya sağlık kuruluşları tarafından gerekli müdahaleler yapılabiliyor. Bütün bu koşullara uyulduktan sonra Enstitüye ulaşan hasta için derhal işlemlere başlanıyor. İlk olarak damarlardaki kan çekiliyor, yerine buzlanma önleyici kimyasal madde enjekte ediliyor. İşlem tamamlandığında kesikler dikiliyor. Edep açısından hasta hafif bir örtü ile giydiriliyor. Daha sonra soğutma işlemleri için soğutma ünitesine alınan hasta ısı yalıtımlı çantaya konuluyor. Vücudu 5,5 gün içerisinde -196 dereceye kadar soğutuluyor. Soğutma işleminin sonunda hasta soğutma ünitesinden ayrılarak içi nitrojen dolu büyük metal silindirlere taşınıyor. Bu şekilde işlem son buluyor ve tekrar hayata dönme umuduyla dondurulan diğer insanlar arasına bir yenisi daha ekleniyor.</span><br><span style="font-size:14px;"><br></span><span style="font-size:18px;"><b>İşlemin Maliyeti Ne Kadar?</b></span><span style="font-size:14px;"><br> <img alt="" src="https://www.aksehirpostasi.com/images/cryonics4.jpg" class="fr-fic fr-dii" style="width:365px;"></span><br><br><span style="font-size:14px;">Dondurma işlemini yaptığı bilinen 6 enstitü bulunmaktadır. Bunlardan en uygunu Cryonics Enstitüsü’dür ve burada bütün vücut dondurma işlemi 28.000 dolardır. Piyasadaki en pahalı enstitü ise Alcor’dur. Orada ise bütün vücut dondurma işlemi 200.000 dolardır. Bütün vücut diyorum çünkü tercihe göre sadece kafasını dondurmak isteyenler de bulunmaktadır. Bunun nedeni insan için önemli bilgilerin beyinde bulunması ve ilerideki teknolojiyle bir hücreden beden yapılabileceği inancıdır. Fakat bu düşünceyi her enstitü kabul etmez ve uygulamaz. Alcor, baş dondurma işlemini kabul eden enstitüler arasındadır. Bu işlem için de 80.000 dolar istemektedirler. Sizi bilemem ama ben bu parayı ödesem kahrımdan ölerek olan ömrümü de kısaltırdım. Ayrıca günümüzde bile nüfus artışı bu denli sorun oluştururken teknolojinin ilerleyip hastalıklara çare bulunulan yıllarda hayli soruna yol açması kaçınılmazdır. Böyle bir durumda bırakın başka bir dönemden insan canlandırmayı kendi çağlarındaki doğumlara bile sınır koyacaklardır. Ki biz burada 5 10 kişiden değil tamamen başka bir dönemden gelmiş, hayata yeniden adapte olmaya çalışacak 300’ün üzerinde insandan bahsediyoruz. Şimdi için 300 dediğimiz sayı, ilerleyen dönemlerde bu hızla artmaya devam ederse binlere ulaşacaktır. Bir başka konu da uzmanların yaklaşık 200 sene içerisinde onları hayata döndürecek teknoloji gelişir dedikleri sürede bu şirketlerin iflas etme olasılığıdır. Zira ölü oldukları için ve onları savunacak bir yakınları olmadığı için kimse hak da talep edemeyecektir. Daha bunun gibi mantığa uymayacak bir sürü ayrıntı var. Yani demem o ki ölüm Allah’ın emridir, önemli olan yaşamı uzatmak değil ömrün kısacık da olsa fikirlerinle iz bırakabilmektir. Çünkü ölümsüz olan bedenler değil fikirlerdir.</span>]]></content:encoded>
</item><item>
<title>Office türkce dil paketi indir tüm sürümler</title>
<link>https://9koala.com/771-office-turkce-dil-paketi-indir-tum-surumler.html</link>
<pdalink>https://9koala.com/771-office-turkce-dil-paketi-indir-tum-surumler.html</pdalink>
<guid>771</guid>
<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 11:18:49 +0400</pubDate>
<category>native-yes</category>

<enclosure url="https://9koala.com/uploads/posts/2020-11/medium/1605798590_microsoft-office-696x492.jpg" type="image/jpeg" />
<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" href="https://9koala.com/uploads/posts/2020-11/1605798590_microsoft-office-696x492.jpg" target="_blank"><img src="https://9koala.com/uploads/posts/2020-11/medium/1605798590_microsoft-office-696x492.jpg" alt="" class="fr-dib"></a></p><p>Ofis için Dil Aksesuar Paketi</p><p>Microsoft 365 için Excel Microsoft 365 için Word Microsoft 365 için Outlook Diğer ...</p><p>Dil paketleri, Office'e ek görüntüleme, yardım ve yazım denetleme araçları ekler. Microsoft Office'i yükledikten sonra ek dil aksesuar paketleri kurabilirsiniz. Bir dil aksesuar paketinin kısmi yerelleştirmeye sahip olduğu tanımlanırsa, Office'in bazı bölümleri yine de Microsoft Office kopyanızın dilinde görüntülenebilir.</p><p><br></p><p>Bir dil yalnızca bir kez listelenmişse, örneğin Almanca, bu paket o dili kullanan tüm ülkeler / bölgeler için araçları içerir.</p><p><br></p><p>Önemli: Kuruluşunuz bilgisayarınıza Office yüklediyse, dil paketlerini yüklemek için BT departmanınızla iletişime geçin.</p><p><br></p><p>Yöneticiyseniz ...</p><p>1. Adım: Dil aksesuar paketini yükleyin</p><p>Aşağıdaki sekmelerden kullandığınız Office sürümünü seçin, ardından açılır listeden istediğiniz dili seçin. Ardından sağlanan indirme bağlantılarından uygun mimariyi (32 bit veya 64 bit) seçin. Ne kullandığınızdan emin değilseniz, bkz. Hangi Office sürümünü kullanıyorum?</p><p><br></p><p>Dosya indirildikten sonra, yüklemek için çift tıklayın.</p><p><br></p><p><span style="font-size:14px;"><b>Tek dil paketi indirme linki - <a href="https://support.microsoft.com/en-us/office/language-accessory-pack-for-office-82ee1236-0f9a-45ee-9c72-05b026ee809f?ui=en-us&amp;rs=en-us&amp;ad=us#ID0EAACAAA=Office_2016" target="_blank" rel="noopener external">indirme linki</a><br><br>Full office turkce indirmek icin buraya gidin - </b></span><a href="https://9koala.com/88-microsoft-office-ucretsiz-indir-turkce-x64-x86.html"><span style="font-size:14px;"><b>office X64 X86</b></span></a></p>]]></content:encoded>
</item><item>
<title>PHOTOSHOP BRUSH NASIL EKLENİR</title>
<link>https://9koala.com/102-photoshop-brush-ekleme.html</link>
<pdalink>https://9koala.com/102-photoshop-brush-ekleme.html</pdalink>
<guid>102</guid>
<pubDate>Wed, 08 Jan 2025 17:08:46 +0400</pubDate>
<category>native-yes</category>

<enclosure url="http://northkoala.com/uploads/posts/2018-06/medium/1528641834_photoshop.jpg" type="image/jpeg" />
<enclosure url="http://northkoala.com/uploads/posts/2018-06/medium/1528642032_1.jpg" type="image/jpeg" />
<enclosure url="http://northkoala.com/uploads/posts/2018-06/medium/1528642029_2.jpg" type="image/jpeg" />
<enclosure url="http://northkoala.com/uploads/posts/2018-06/medium/1528642112_3.jpg" type="image/jpeg" />
<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size:18px;">Photoshop'ta Nasıl Brush ekleriz?</span><br><span style="font-size:18px;"><a class="highslide" href="http://northkoala.com/uploads/posts/2018-06/1528641834_photoshop.jpg" target="_blank" rel="noopener external noreferrer"><img src="http://northkoala.com/uploads/posts/2018-06/medium/1528641834_photoshop.jpg" alt="" class="fr-dib"></a><span style="font-size:18px;">Photoshop'un kendi arşivindeki brushların dışında başka brushlarda eklemek mümkündür.</span></span><br><br><span style="font-size:18px;">Günümüzde digital painting kullanıcıları artistik sanatlarını yapmak için birden fazla brush kullanmaya ihtiyaç duyarlar.Yeni başlayanlar için ise photoshopta nasıl brush yükleyeceğim sorusu kafaları kurcalamaktadır.Aşağıda görsellerle anlatacağım.</span><br><br><ul style="margin-left:20px;"><li><div><span style="font-size:18px;">İlk olarak Photoshopta yeni bir sayfa açıyoruz.File&gt;New&gt;istediğiniz ölçekte ayarlayabilirsiniz.</span></div></li></ul><div><span style="font-size:18px;"><a class="highslide" href="http://northkoala.com/uploads/posts/2018-06/1528642032_1.jpg" target="_blank" rel="noopener external noreferrer"><img src="http://northkoala.com/uploads/posts/2018-06/medium/1528642032_1.jpg" alt="" class="fr-dib" style="width:709px;"></a>2.olarak Sol tarafta yer alan History Brush Tool seçeneğine tıklıyoruz.</span><br><a class="highslide" href="http://northkoala.com/uploads/posts/2018-06/1528642029_2.jpg" target="_blank" rel="noopener external noreferrer"><img src="http://northkoala.com/uploads/posts/2018-06/medium/1528642029_2.jpg" alt="" class="fr-dib" style="width:709px;"></a><span style="font-size:18px;">3.olarak beyaz sayfamızda mouse sağ tuşuna basıyoruz.Ve karşımıza gelen kutucuktan sağ üstteki icona tıklıyoruz.Load Brushes seçeneğine tıkladıktan sonra masaüstüne veyahut bilgisayarınıza daha önce nereye kaydettiyseniz brushlarınızdan birine tıklayıp ekleyebilirsiniz.</span></div><br><div><br></div><br><div><span style="font-size:18px;"><a class="highslide" href="http://northkoala.com/uploads/posts/2018-06/1528642112_3.jpg" target="_blank" rel="noopener external noreferrer"><img src="http://northkoala.com/uploads/posts/2018-06/medium/1528642112_3.jpg" alt="" class="fr-dib" style="width:687px;"></a>Hepsi bu kadar basit :)</span></div><span style="font-size:18px;"><br></span><div><span style="font-size:18px;">Kolay gelsin.</span></div>TAMDA BOYLE EKLENİR]]></content:encoded>
</item><item>
<title>Kali Linux Nedir?</title>
<link>https://9koala.com/41-kali-linux-nedir.html</link>
<pdalink>https://9koala.com/41-kali-linux-nedir.html</pdalink>
<guid>41</guid>
<pubDate>Fri, 11 Oct 2024 11:32:02 +0400</pubDate>
<category>native-yes</category>

<enclosure url="http://northkoala.com/uploads/posts/2018-04/medium/1523568206_kali-rolling-screenshot-550x317.png" type="image/png" />
<content:encoded><![CDATA[<a class="highslide" href="http://northkoala.com/uploads/posts/2018-04/1523568206_kali-rolling-screenshot-550x317.png" target="_blank" rel="noopener external noreferrer"><img src="http://northkoala.com/uploads/posts/2018-04/medium/1523568206_kali-rolling-screenshot-550x317.png" alt="" class="fr-dib"></a><br>Son zamanlarda insanların Kali Linux üzerine yoğunlaştıklarını, daha doğrusu merak saldıklarını görmeye başladım. Genelde <b>Kali Linux nedir</b> ve <b>Kali Linux ne için kullanılır</b> gibi sorularla karşılaşıyorum ve bu yüzden de sizlere bu konu hakkında geniş bilgi vermek istiyorum.<br>Hiç zaman kaybetmeden konumuza dönelim. Öncelikle bu makaleyi madde madde ele alacağımı ve detaylı bir şekilde anlatmaya çalışacağımı belirtmek istiyorum.<br><blockquote><h3>Kali Linux Nedir?</h3></blockquote>Kali Linux, Debian (GNU, Hurd ve Linux gibi birbirinden bağımsız çekirdek seçeneklerine dayalı bir Linux dağıtımıdır) çekirdeğine tekrar temellendirilmesi sonrasında oluşturulmuştur. <b>Offensive Security</b> adlı bir şirket tarafından fon desteği sağlanmaktadır ve Debian tabanlı bir işletim sistemidir.<br>Kali Linux işletim sistemi, <b>Backtrack Linux</b> olarak kullanılıyordu. Fakat daha sonra tekrar geliştirme yoluna gidildi ve baştan aşağı tekrar derlendi. Bu derlenme sırasında da Debian geliştirme kurallarına bağlı kalındı. 13 Mart 2013 tarihinde de resmen yayınlandı.<br><blockquote><h3>Kali Linux’un Özellikleri Nelerdir?</h3></blockquote><ul><li>Açık kaynak kodlu bir işletim sistemidir. Dolayısıyla dileyen kullanıcılar Kali Linux’u istedikleri gibi geliştirebilirler ve kişiselleştirebilirler.</li><li>GNU Lisansı (Genel Kamu Lisansı) ile lisanslanmıştır. Bu lisans hakkında gerekli bilgileri <a href="http://ozgurlisanslar.org.tr/gpl/gpl-v3/" target="_blank" rel="noopener external noreferrer">BURADAKİ</a> linke tıklayarak öğrenebilirsiniz.</li><li>Tamamen ücretsizdir. Hatta Offensive Security adlı şirket “Kali Linux var olduğu sürece hep ücretsiz kalacaktır” açıklamasını yaptı.</li><li>Kendisinden bir önceki sürüm olan Backtrack Linux üzerinde bulunan gereksiz tüm araçlar kaldırılmıştır ve 600’den fazla test aracına sahiptir. Buda onu kusursuz ve sorunsuz yapmaktadır.</li><li>Türkçe dili de dahil olmak üzere hemen hemen bütün dilleri desteklemektedir. Aynı zamanda eş zamanlı olarak çoklu dil kullanımı da vardır.</li><li>Diğer işletim sistemlerinin aksine tüm kablosuz donanımlara ve ağlara en büyük desteği vermektedir ve neredeyse tamamını desteklemektedir.</li><li>Filesystem Hierarchy Standart (Dosya Sistemi Hiyerarşi Standardı) kuralına bağlı kalmıştır. Bu sayede kullanıcılar binary ve destek dosya kütüphanelerini kolaylıkla sistem üzerinde tutabilirler.</li><li>ARM tabanlı Single-Board sistemlerini destekler.</li></ul><blockquote><h3>Kali Linux’un Kullanımı</h3></blockquote>Yukarıda da söylediğim gibi, Kali Linux’un ana amacı sistemlerdeki penetrasyon testleri ve güvenlik açıklarını tespit etmektir. Genellikle siber güvenlikçiler ve beyaz şapkalı hackerlar tarafından kullanılmaktadır fakat siyah şapkalı hackerların da bu işletim sisteminden faydalandıkları kaçınılmaz bir gerçektir ve kötü amaçlar için kullanmaktadırlar. Bunun nedeni de işin içine tersine mühendislik denen kavramın girmesi ve bu işletim sisteminin sunduğu özelliklerin oldukça geniş olmasıdır.<br>Fakat şunu da söylemek zorundayım ki, daha önce Linux tabanlı bir işletim sistemi kullanmış olan kişiler bile Kali Linux kullanmakta zorlanabiliyorlar. Bu işletim sistemini kullanmak Windows kadar kolay ve anlaşılır değildir. Özellikle de hacker olmaya merak salan kişiler bir umutla bu işletim sistemi hakkında bilgi toplamaya ve kullanmaya çalışıyorlar fakat sonu hep hüsran oluyor. Çünkü hem teknik kullanıma, hem de kodlama bilgisine sahip olmanız gerekiyor.<br>Üzerine basa basa tekrar söylüyorum. Teknik kullanım, kodlama ve zaafiyetler hakkında bilgisi olmayan, kötü düşüncelerle hackerlik yapmak için bu işletim sistemine merak salan kişiler maalesef istediklerini elde edemezler. Sadece ileri düzeyde bilgi sahibi olan kullanıcılara hitap eden bir işletim sistemidir. Bu iş bu kadar kolay olsaydı etraf hackerdan geçilmezdi.<br>Kısacası, Kali Linux işletim sistemi son kullanıcıya göre bir işletim sistemi değildir. Sadece penetrasyon ve güvenlik testleri hakkında bilgi sahibi olan kullanıcılara hitap etmektedir.<br>Fakat illa ki ben bu işletim sistemini öğrenmek ve kullanmak istiyorum diyorsanız, o zaman ilk olarak Ubuntu işletim sistemini kullanabilirsiniz. Ubuntu, Kali Linux’un aksine normal bir Linux tabanlı işletim sistemidir ve temel mantığı kavramanızda size yardımcı olabilir.]]></content:encoded>
</item><item>
<title>TÜRKSAT 5A Uydusu Uzaya ilk fırlatılışı gerçekleştirildi</title>
<link>https://9koala.com/877-turksat-5a-uydusu-uzaya-ilk-frlatl-gercekletirildi.html</link>
<pdalink>https://9koala.com/877-turksat-5a-uydusu-uzaya-ilk-frlatl-gercekletirildi.html</pdalink>
<guid>877</guid>
<pubDate>Fri, 11 Oct 2024 11:32:02 +0400</pubDate>
<category>native-yes</category>

<enclosure url="https://9koala.com/uploads/posts/2021-01/medium/1610095285_screenshot_6.png" type="image/png" />
<content:encoded><![CDATA[<br><br><a class="highslide" href="https://9koala.com/uploads/posts/2021-01/1610095285_screenshot_6.png" target="_blank"><img src="https://9koala.com/uploads/posts/2021-01/medium/1610095285_screenshot_6.png" alt="" class="fr-dib"></a><br><br><br>Türkiye'nin yeni uydusu Türksat 5A, Türkiye saatiyle 05.15'de ABD'nin Florida eyaletinde bulunan Cape Canaveral Üssü'nden başarıyla fırlatıldı.<br>Türkiye'nin 5'inci nesil uydusu Türksat 5A, Space X firmasına ait Falcon 9 roketi ile uzaya gönderildi. <br>Türkiye saatiyle 04.28'de yapılacağı planlanan uydunun fırlatılışı, hava şartları nedeniyle yaklaşık 1 saat ertelenerek Türkiye saatiyle 05.15'de gerçekleşti.<br><br>Yıllar süren çalışmaların sonucunun bugün uydunun başarılı bir şekilde fırlatılmasıyla alındığını dile getiren Karaismailoğlu, hem mutlu hem de gururlu olduklarını dile getirdi.Türkiye'nin ulaşım ve altyapıdaki başarılı çalışmalarına uzayda da devam ettiğine dikkati çeken Karaismailoğlu, "Dünyaya gücümüzü ve varlığımızı hissettiriyoruz. Bundan sonra da uzay ve uydu çalışmalarımız devam edecek." ifadelerini kullandı.<br><br><br><b>TÜRKSAT 5A UYDUSU NEDİR, NE İŞE YARAR?</b><br><br>Şu anda hizmet veren haberleşme uydularını destekleyecek şekilde hizmet sunacak Türksat 5A, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Batı Afrika, Güney Afrika, Akdeniz, Ege Denizi ve Karadeniz'i kapsayan bir coğrafyada 1728 Megahertz kapasiteyle televizyon yayıncılığı ve veri haberleşmesi hizmetleri sunacak.<br>Yeni "Ku" frekans bandına sahip bir uydu olan Türksat 5A, 12 kilovat faydalı yük gücüyle hizmete girecek.<br>Tamamen elektrikli itki sistemine sahip olan Türksat 5A'nın, 31 derece doğu yörüngesindeki konumuna ulaşmak için yapacağı yolculuğun yaklaşık 4 ay sürmesi ve bu yılın ikinci çeyreğinde hizmete başlaması hedefleniyor.<br><br><br><br><div style="text-align:center;"><span style="font-size:18px;"><iframe width="356" height="200" src="https://www.youtube.com/embed/SkseJgA19UA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen title="TÜRKSAT 5A uydusu uzaya fırlatıldı ve ilk sinyal alındı"></iframe></span></div><div style="text-align:center;"><br></div><br>]]></content:encoded>
</item><item>
<title>Bankaya yatmayan Adsense  Havalesi ve yapabilecekleriniz</title>
<link>https://9koala.com/1316-bankaya-yatmayan-adsense-havalesi-ve-yapabilecekleriniz.html</link>
<pdalink>https://9koala.com/1316-bankaya-yatmayan-adsense-havalesi-ve-yapabilecekleriniz.html</pdalink>
<guid>1316</guid>
<pubDate>Fri, 02 Jul 2021 17:06:37 +0400</pubDate>
<category>native-yes</category>

<enclosure url="https://9koala.com/uploads/posts/2021-07/medium/1625231213_bank-wire-transfer-1024x660.jpg" type="image/jpeg" />
<content:encoded><![CDATA[<a class="highslide" href="https://9koala.com/uploads/posts/2021-07/1625231213_bank-wire-transfer-1024x660.jpg" target="_blank"><img src="https://9koala.com/uploads/posts/2021-07/medium/1625231213_bank-wire-transfer-1024x660.jpg" alt="" class="fr-dib" style="width:320px;"></a><br>Eksik Adsense Banka Havalesi ile ilgili deneyimimi ve çözülmesi için ne yaptığımı kaydetmem gerekiyordu. Başıma geldiğinde, internette yardımcı olabilecek her şeyi reddettiğimi biliyorum.<br><br>Ayrıca kendi kendime, birinin de yardım etmesini ve duruma biraz ışık tutmasını dilediğimi düşündüm. Maalesef internette doğrudan yardım almak zor olabilir, özellikle de sorunuza doğrudan cevap verebilecek birini bulmak.<br><br>Bu makaleyi, bu konuda başkalarına da yardımcı olmak ve elimden geldiğince sorularınızı yanıtlamak için yapmaya karar verdim. Bu nedenle, YouTube'dan, Web Sitesinden veya her ikisinin birleşiminden elde ettiğiniz kazançtan eksik bir Adsense ödemeniz varsa, bu makale size yardımcı olacaktır.<br><br>Benim Deneyimim (Hikaye)<br>Adsense Ödemelerimi genellikle başka bir yöntemle tahsil ediyorum ve güncel olaylar nedeniyle ödeme yöntemlerini değiştirmek zorunda kaldım. Adsense Banka Havalesi'ni hız vaat ettiği ve ödemeleri almak için uzun süre beklemeye gerek olmadığı için seçtim.<br><br>Oğlum bir dereceye kadar yanılmışım. Banka Havalesi formunu bulduktan ve her şeyin doğru olduğundan emin olduktan sonraki ilk Ödemem, bankanın söz verdiği gibi üç (3) iş günü veya 72 saat içinde geldi.<br><br>Diğer ödemeler bir süreliğine iyi geldi, bu yüzden Havale Bilgilerinin doğru olduğunu biliyordum (Uluslararası Banka Havalesi), sonra oldu. Her zamanki gibi bir ödeme için üç (3) gün bekledim ve her zamanki sürede gelmedi. İyi bir önlem olarak Beş (5) gün verdim ve aniden hiçbir şey olmadı ve şimdi endişelendim.<br>Ödemem Kayboldu!<br>Bu yazıda ismi açıklanmayan bankamı aradım. Bankaya telefonda ödeme ile ilgili bilgileri verdim, aradılar ve ödemeyi bulamadılar.<br><br>Israrcı olmak için, zamanında yapmadıkları bir takip çağrısı sözüne dayanarak bir hafta boyunca her gün aradım. Hesabımdaki ilgili numaralarla istedikleri gibi Google'dan Ödeme Fişini ilettim ve hala hiçbir şey yok.<br><br>Resmi olarak haftalar geçmişti ve herhangi bir havale ödemesi bulunamadı. Tek umut, Adsense'in Bankalar tarafından MT103 formu, UTR, SWIFT kopyası, UTR Numarası ve bir dizi başka ad gibi başka isimler tarafından da bilinen bir ödeme kanıtıydı.<br><br>Google, bu bilgilerin yalnızca Adsense veya Google'ın resmi :Banka Transferi Sorun Gidericisini kullanarak 15 iş günü sonra talep edilmesine izin verir. Bu nedenle, sorun gidericiyi kullanabilmek için zamanı beklemek dayanılmaz bir süreydi.<br><br>Aşağıda, ödemenizi almak için yapabileceğiniz her şeyi ve sonunda benim için neyin işe yaradığını özetleyeceğim.<br><br>Size Kişisel Mesaj:<br>Tamam, ödemeleri zamanında almanın önemli olduğunu biliyorum. Ayrıca, ortaya çıkması gereken bir ödemeyi bilmenin stres düzeyini de biliyorum. Ayrıca, söz konusu ödemenin normalde zamanında ve hızlı bir şekilde önceden yapılması, ancak şimdi hiçbir yerde bulunmaması daha da kötü olabilir.<br><br>Bu aynı zamanda, kimsenin bankanızdan yardım etmek istemediğini hissettiğinizde çok cesaret kırıcı olabilir, tanıyor olabileceğiniz kişiler bu konuda yardımcı olabilir Nişanlısı vb.<br><br>Ama beni buradan dinle. İlk olarak, Google Adsense her zaman zamanında ödeme yapar ve öder ve bundan emin olabilirsiniz. Yavaşlamalar genellikle bankanın sorumluluğundadır ve bazı durumlarda bu, insan kontrolü dışında gerçek bir yavaşlamadır.<br><br>Sakinleşmenizi ve rahatlamanızı öneririm. SWIFT ağı üzerinden gönderilen Uluslararası Banka Havaleleri gibi ödemelerin kaybolması neredeyse imkansızdır. Muhtemelen ödeme biraz gecikmiş veya biraz yanlış yerleştirilmiş ve banka neyin yanlış olduğunu bulana ve varsa hatasını düzeltene kadar bir yolculuğa gönderilmiş.<br><br>Aşağıdaki ipuçlarımı takip edin ve yardımcı olmalılar.<br><br>Ödemenizi Bulmak için ne yapabilirsiniz?<br>Adsense'den bir Adsense Banka Havalesi eksikse, verilen sırayla aşağıdakileri yapın.<br><br>1.Bankanızla Kontrol Yapın: Aradan 3-5 gün geçmişse Bankanızı arayın ve havale ile ilgili bilgi alın. Bankalarınıza her zaman taahhüt edilen banka havalesi zaman dilimine veya deneyime dayalı normal zaman diliminize danışmak en iyisidir. Google Adsense, özellikle ödemenin gönderildiğini belirttiklerinde zamanında ödeme yapar.<br><br>Bu ilk görüşme, beklediğiniz Tutarı sente ve kimden geldiğine kadar sağlayabilirsiniz: Google LLC. Hemen kontrol etmeleri ve bazı durumlarda sizi geri aramaları gerekir.<br><br>2.Adsense'den Maaş Bordrosunu Kanıtlayın: Adsense, aslında tanımadığınız bir Maaş Bordrosu sağlar. Bulmak için Adsense kontrol paneline gidin ve ayarlarınızdaki Ödemeler'e tıklayın, İşlemleri Görüntüle, Gönderilen Ödemeyi Bulun: - Otomatik Ödeme: Banka Hesabına Havale….. Şimdi Mavi bağlantıya tıklayın.<br><br>Aşağıdakileri içeren Ödeme Fişinizin bir kopyasını içeren bir sayfada olacaksınız: Ödeme Numarası, Fatura Kimliği, Ödeme Tarihi, Ödeme yöntemi, Ödeme Tutarı ve bir sürü başka bilgi.<br><br>Bankanız ödemeyi bulmanıza yardımcı olacak daha fazla bilgiye sahip olup olmadığınızı sorduğunda bunu sağlamanız gerekecektir. Ayrıca bir numara da isteyebilirler (Ad bankadan bankaya değişebilir). Hatta onlara bir Ödeme fişiniz olduğunu söyleyebilir ve sağlayabilirsiniz. Sağladıkları e-postaya e-posta ile gönderin, ekran görüntüsü alabilir veya sayfayı kesip bankanıza sağlayabilirsiniz.<br><br>3. 15 İş Günü Bekleyin: Bu kulağa çılgınca gelebilir ve zaten endişeli olduğunuzu biliyorum ama 15 iş günü beklemenin nedeni bu. Adsense Ödemelerinizi bundan önce takip edemediğinden hafta sonları ve tatil günleri içermeyen bu süreyi beklemeniz gerekecektir.<br><br>Ayrıca, bu süre zarfında ödemeniz gelebileceği için bu süreyi beklemek istersiniz. Kulağa tuhaf geliyor ama bana güvenin bu sefer ortaya çıkabilir ve bunun nedenlerinden bazılarını vurgulayacağım. Özellikle bankanız ödeme dekontunu aldıysa, çek yaptıysa ve paranızı bulamadığını bildirdiyse, telefonunuzun takvimine saati işaretlemenizi ve beklemenizi öneririm.<br><br>4. 15 iş gününün ötesinde: 15 İş gününe ulaştıysanız ve hala hiçbir şey yoksa, o zaman : Banka Havalesi Sorun Gidericisini doldurun. Sizi Ödeme Kanıtınızı almak için kullanabileceğiniz bir forma götürecektir: Swift kopyası, UTR veya diğer birçok isimden biri. En az 15 iş günü geçene kadar UTR'yi Google'dan talep edemeyeceğinizi unutmayın, bu nedenle erken talep etme ve dolayısıyla yukarıda bekleme talebi yoktur.<br><br>Bu sağlandığında, Google Adsense'in ödemeyi gönderdiğini kanıtladığını ve şimdi onu bulmak için bankanıza bağlı olduğunu bilin. Ayrıca paranın doğrudan nereye gittiğini de gösterir. Bankanızdaki yetkili bir kişi onu aldığı sürece, kaybettiğiniz ödemenizin izini sürebilir. Ayrıca, bankanın da belgenin ne olduğunu bilmeyebileceğini unutmayın. Bu yüzden onların farkında olduklarından emin olun ve Ödeme Belgesini okuyabilecek birini bulun.]]></content:encoded>
</item><item>
<title>Microsoft Windows 11 indir iso  x64  x86 bit + aktivasyon ucretsiz indir</title>
<link>https://9koala.com/1302-microsoft-windows-11-indir-iso-x64-x86-bit-aktivasyon-ucretsiz-indir.html</link>
<pdalink>https://9koala.com/1302-microsoft-windows-11-indir-iso-x64-x86-bit-aktivasyon-ucretsiz-indir.html</pdalink>
<guid>1302</guid>
<pubDate>Sun, 27 Jun 2021 23:04:25 +0400</pubDate>
<category>native-yes</category>

<enclosure url="https://9koala.com/uploads/posts/2021-06/medium/1624819943_windows11_15.jpg" type="image/jpeg" />
<content:encoded><![CDATA[<a class="highslide" href="https://9koala.com/uploads/posts/2021-06/1624819943_windows11_15.jpg" target="_blank"><img src="https://9koala.com/uploads/posts/2021-06/medium/1624819943_windows11_15.jpg" alt="" class="fr-dib"></a>Windows 11 yapı 21996.1 x64 + Aktivatör<br>Windows 11 tamamen yeni bir tasarıma sahiptir. Microsoft'un geçmiş iddialarını tersine çevirmek için açıkça iyi bir nedene ihtiyacı var ve yine de yeni bir işletim sistemi numarası sunarak Windows 10'u terk ediyor. Ve tamamen yeni bir tasarım bunun için harika.<br><br>Bu duyurunun ana kısmı, önemli bir kullanıcı arayüzü değişikliğidir. Bildiğimiz gibi, UX değişikliklerinin önemli bir kısmı Windows 10X kabuğundan ödünç alınacak ve Windows 10X piyasaya çıkmayacak.<br><br>Dik açılar kaybolacak, yerini filetolar alacak. Gerçekte, içeridekiler ve konsept tasarımcıları bu noktada aynı fikirde değiller - bazıları Microsoft'un geleneklerini değiştirmeyeceğinden ve doğru açıları koruyacağından eminken, diğerleri 2021'de Microsoft'un fileto modasını izleyeceğine inanıyor.<br><br>Her yerde bulanıklık içeren yarı saydam bir arka plan olacaktır. Web'de pencerelerin ada tarzı, köşelerin tasarımı ve menünün havaya yükselme etkisi hakkında anlaşmazlık var, ancak neredeyse herkes pencerelerin şeffaflığı konusunda hemfikir. Sızıntıların ve tasarım oluşturma işlemlerinin büyük çoğunluğu, en azından Başlat menüsü veya Gezgin olsun, tüm pencerelerde şeffaflık ve bulanıklık gösterir.<br><br>Teknik Detaylar ve Sistem Gereksinimleri<br><i><b>Win 11'i yüklemek için minimum gereksinimler Windows 10 ile aynıdır.<br>İşlemci: 1 GHz<br>Bellek (RAM): 1 GB (32 Bit için), 2 GB (64 Bit için)<br>Minimum Alan: 16 GB Boş Sabit Disk Alanı</b></i><br><br>Included versions:<br>- Windows 11 Home<br>- Windows 11 Home N<br>- Windows 11 Home single language<br>- Windows 11 Education<br>- Windows 11 Education N<br>- Windows 11 Pro<br>- Windows 11 Pro N<br>- Windows 11 Pro Education<br>- Windows 11 Pro Education N<br>- Windows 11 Pro for Workstations<br>- Windows 11 Pro N for Workstations<br>Aktivator ile birlikte Full indir<div style="text-align:center;"><a href="https://9koala.com/#" target="_blank"><b><span style="font-size:18px;">INDIRME LINKI!</span></b></a></div>]]></content:encoded>
</item><item>
<title>Atomlardan da küçük parçacıklar varmıdır?</title>
<link>https://9koala.com/216-atomlardan-kucuk-parcacklar-varmdr.html</link>
<pdalink>https://9koala.com/216-atomlardan-kucuk-parcacklar-varmdr.html</pdalink>
<guid>216</guid>
<pubDate>Mon, 17 May 2021 19:05:19 +0400</pubDate>
<category>native-yes</category>

<enclosure url="https://fenokulu.net/atom111.gif" type="image/gif" />
<enclosure url="https://fenokulu.net/atom21.gif" type="image/gif" />
<enclosure url="https://fenokulu.net/atom31.gif" type="image/gif" />
<enclosure url="https://fenokulu.net/atom41.gif" type="image/gif" />
<enclosure url="https://fenokulu.net/atom31.jpg" type="image/jpeg" />
<enclosure url="https://fenokulu.net/atom61.jpg" type="image/jpeg" />
<enclosure url="https://fenokulu.net/atom71.jpg" type="image/jpeg" />
<enclosure url="https://fenokulu.net/atom41.jpg" type="image/jpeg" />
<enclosure url="https://fenokulu.net/atom101.gif" type="image/gif" />
<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="100%"><tbody><tr><td><img src="https://fenokulu.net/atom111.gif" alt="" width="187" height="254" align="left" class="fr-fil fr-dii">Atom nedir? "Maddenin en küçük yapıtaşı! Peki, "madde" nedir? Elle tutup gözle gördüğümüz her şey! Aslında, doğru olmasına doğru bu yanıtların hepsi ama biraz eksik... Örneğin ben bir maddeyim; yani benim de en küçük yapıtaşım atomlar. Yani atom denen minik "yaratıklar"dan oluştum. Aynı şekilde yediğimiz elma, oturduğumuz sandalye, yazı yazdığımız kalem ve hatta onun mürekkebi, içtiğimiz su, soluduğumuz hava... Bunların hepsi madde ve hepsi de atomlardan oluşmuş. Peki nedir bu atom? Etrafımızda gördüğümüz tüm maddelerden sorumlu bu "minik" nesneler neye benzer? Herşeyden önemlisi, acaba onların da yapıtaşları var mı?<br>Aslına bakarsanız, bu sorular yüzyıllar öncesinden de sorulmuş. Hatta "atom" sözcüğünün ilk ortaya çıkışı İ.Ö. 460 yılına kadar uzanıyor. O dönemde yaşamış Demokritus adlı bir filozof, bir elmayı örnek vererek atomu ve anlamını açıklamış: Bir elma alın ve onu ikiye bölün. Sonra bu yarım elmalardan birini tekrar ikiye bölün ve böylece sürdürün... Demokritus&#96;a göre, bu şekilde yarım parçaları bölmeye devam ederseniz, sonunda öyle bir an gelecek ki, artık bölemeyeceğiniz kadar küçük bir parça elde edeceksiniz (ama bıçağınız kesemediği için değil, bölmek mümkün olmadığı için!). İşte, bölünmesi olanaksız bu parçaya Demokritus Yunanca&#96;da &#96;bölünemez" anlamına gelen "atomos" adını vermiş.<br>Demokritus, bu kavramı ortaya atmış atmasına ama bunu o dönemin diğer bilim adamlarına inandıramamış. Özellikle de dönemin en büyük filozofu Aristo&#96;ya. Zaten Aristo reddedince, bir bildiği vardır diye diğerleri de inanmamış. Hatta Demokritus öldükten yüzyıllar sonra bile kimse atomdan bahsetmemiş.<br>Ta ki, 2000 yıl kadar sonraya, yani 1800&#96;li yılların başına kadar. Bilim adamları maddenin doğasını anlamaya yönelik çalışmaları sırasında ister istemez bu minik parçacıklarla karşılaşmışlar. İngiliz bilim adamı Dalton, deneyleri sırasında, maddeyi oluşturan ama yapısını tanımlayamadığı bu temel ögelere ilişkin ilk kanıtları elde etmiş. Ondan sonra da keşifler ardı sıra devam etmiş.<br><img src="https://fenokulu.net/atom21.gif" alt="" width="187" height="188" align="right" class="fr-fir fr-dii">Atomun varlığı kanıtlandıktan sonra da, yapısını anlamaya yönelik bir çok kuram ortaya atılmış. Bunlardan ilki J. J. Thomson adlı bir İngiliz fizikçi&#96;den geliyor.<img src="https://fenokulu.net/atom31.gif" alt="" width="178" height="178" align="left" class="fr-fil fr-dii"><br>Thomson, 1897 yılında atomun bir parçası olan eksi yüklü elektronları keşfetmiş. Thomson&#96;a göre atomun içinde eksi yüklü elektronları dengeleyecek artı yüklü parçacıklar olması gerekiyordu. Thomson, atomu bir "üzümlü kek"e benzetmişti: Üzümler eksi yüklü elektronlar, kekin diğer kısımları ise artı yüklü madde.<br>Bundan daha doğru bir modeli, 1911 yılında atomun içinde artı yüklü bir çekirdeğin <img src="https://fenokulu.net/atom41.gif" alt="" width="240" height="240" align="right" class="fr-fir fr-dii">olması gerektiğini keşfeden Ernest Rutherford geliştirmiş. Rutherford&#96;un atom modeli, Güneş Sistemi&#96;mizin yapısına benziyor. Ortada Güneş, yani artı yüklü çekirdek ve çevresinde dolanan gezegenler, yani eksi yüklü elektronlar. Rutherford&#96;un bu modeline göre çekirdek atomun çok küçük bir parçası: Örneğin atomun boyutunu Dünya kadar büyütsek bile içindeki çekirdek en fazla bir futbol stadyumu kadar kalıyordu. Rutherford daha da<br>önemli bir adım atarak, çekirdek içinde artı yüklü parçacıkları yani protonları keşfetmiş ve protonların elektronlardan 1836 kez daha ağır<br>olduğunu bulmuş.<br>Fakat bu model de bazı kuramsal sorunlar çıkarmış. 1912 yılında Danimarkalı fizikçi <img src="https://fenokulu.net/atom31.jpg" alt="" width="170" height="202" align="left" class="fr-fil fr-dii">Niels Bohr, bu kuramsal sorunları çözecek bir model oluşturmuş. Bohr&#96;un atom modelinde, yine ortada artı yüklü bir çekirdek, fakat sadece belli yörüngelerde dolanabilen eksi yüklü elektronlar var. Bundan sonraki gelişmeler, Bohr&#96;un atom modelini düzeltmeye yönelik. Bu gelişmelerden biri, çekirdekte artı yüklü proton dışında, yüksüz "nötron" adı verilen parçacıkların da olduğu. Nötronları da 1932 yılında, James Chadwick, kendisinin yaptığı derme çatma bir detektörle keşfetmiş.<br>Atomun tam bir modelini oluşturmadaki en önemli yöntem, Kuantum Mekaniği adı verilen fizik dalının gelişmesiyle oldu. Bugünkü bilgilerimizin tamamı bu fizik dalının gelişmesiyle elde edildi. Artık bugün atom ve yapısı hakkında epeyce bilgiye sahibiz. Kuantum kuramına göre, atom, artı yüklü bir çekirdek ve etrafında dalga gibi de hareket edebilen elektronların bulutundan oluşan minik bir "nesne"...<br><img src="https://fenokulu.net/atom61.jpg" alt="" width="600" height="127" class="fr-fic fr-dii"> <br><b>Atomdan Öte Köy Var Mı?</b><br>Aslında, atomlar her ne kadar maddenin yapıtaşları olarak tanımlansa da, gördüğümüz gibi onların da daha küçük yapıtaşları var. Demokritus&#96;un elma örneğinde bir bıçak değil de, günümüzün modern mikroskoplarını kullandığımızı <img src="https://fenokulu.net/atom71.jpg" alt="" width="200" height="179" align="left" class="fr-fil fr-dii">düşünelim. Tabii ki, elmayı keserek değil, büyüterek yapabiliriz bunu. Elmanın bir parçasının görüntüsünü mikroskop altında büyütelim. Önce elmanın detaylarına, daha büyütmeye devam edersek molekül adını verdiğimiz atom gruplarına ulaşırız. Moleküller, iki ya da daha fazla atomun "kimyasal bağ" adı verilen işlemle biraraya gelmesi sonucu oluşur. İşte, madde dediğimiz nesnelerin katı (elma gibi), sıvı (su gibi) veya gaz (hava gibi) olmasını sağlayan şey, bu moleküllerin biraraya geliş biçimi. Moleküller birbirleriyle çok sıkı sıkıya bağlanmış ve yerlerinden kıpırdayamıyorlarsa madde katı halde; atomlar, <img src="https://fenokulu.net/atom41.jpg" alt="" width="334" height="137" align="right" class="fr-fir fr-dii">kopmamak şartıyla birbirleri etrafında hareket edebiliyorlarsa sıvı halde; atomların oluşturduğu moleküller serbestçe hareket edebiliyorlarsa gaz halinde oluyor.<br>Demek ki, biraz daha büyütürsek atomlara ulaşacağız. Tanımımız gereği, atomlar madde değil. Çünkü madde olabilmesi için en azından katı, sıvı veya gaz halinde olabilmeli. Fakat, bu hallerden birisi için kimyasal bir bağa, yani en az iki atoma gereksinim var. Dolayısıyla tek başına bir atom ne katı, ne sıvı, ne de gaz yani ne de madde. Ancak biraraya gelirlerse madde oluşturuyorlar. Bu anlamıyla maddenin yapıtaşı! Atomu, mikroskobumuzda büyütmeye devam ettiğimizde (aslında bunu yapabilecek mikroskoplar yok, fakat bilim adamları başka işlemlerle bunu yapabiliyorlar. Biz yine de yapabildiğimizi varsayalım) başta da söylediğimiz gibi, Güneş Sistemi&#96;ne benzer bir yapıyla karşılaşıyoruz. Ortada bir çekirdek ve etrafında dolanan elektronlar. Elektron bulutundan geçip içeri dalıyoruz ve merkezde yer alan çekirdeği görüyoruz. Büyütmeye devam ediyoruz ve çekirdeğin içine bakıyoruz. Burada nötron ve protonlarla karşılaşıyoruz.<br><img src="https://fenokulu.net/atom101.gif" alt="" width="238" height="299" align="left" class="fr-fil fr-dii">Elektronlar eksi yüklü ve hafif, protonlar artı yüklü ve ağır, nötronlar ise yüksüz ve ağır parçacıklar. Yük ve kütle gibi kavramlar atomları birbirinden ayırdetmekte kullanılıyor. Çünkü çok sayıda atom var ve bunların hepsinin, elektron, proton ve nötron sayıları farklı. Bir atomdaki elektronların sayısı, o atomun atom numarasını (AN) veriyor, bu sayı aynı zamanda o atomun çekirdeğindeki proton sayısına da eşit. Proton ve nötron sayılarının toplamı ise atomun kütle numarasını (KN) veriyor. Örneğin en basit yapıya sahip atomlardan biri olan helyumun atom numarası 2 ve kütle numarası 4 (yani 2 proton, 2 elektron ve 2 nötronu var) ve <sup>4</sup>He<sub>2</sub> şeklinde simgeleniyor. Havada bulunan oksijen atomunun ise atom numarası 8 ve kütle numarası 16 vb...<br>Daha sonuna gelmedik. Son bir gayretle proton ve nötronun da içine bakıyoruz ve orada da daha temel parçacıklar görüyoruz. Bunlara da "kuark" adı veriliyor. İşte, maddenin içine yolculuğumuzun "şimdilik" son durağı burasıymış gibi görünüyor. Buradan daha ileri gitmemiz mümkün değil.<br>Artık bir sonuç çıkarabiliriz: Maddenin en küçük yapıtaşı kuarklar. Kuarklar bir araya gelerek proton ve nötronları, bunlar ve elektronlar biraraya gelerek atomları, atomlar molekülleri, moleküller de maddeyi (elma örneği gibi) oluşturuyor.<br>Gördüğümüz kadarıyla atomdan öteye köy var, yani kuarklar! Peki kuarklardan öteye? Bunu henüz bilemiyoruz. Ancak bu, hiç bilemeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Demokritus&#96;tan bugüne katettiğimiz yol, bilimin, her alanda olduğu gibi, maddenin temel yapısını anlamada da bize vereceği daha pek çok şey olduğunun bir göstergesi.</td></tr></tbody></table>]]></content:encoded>
</item><item>
<title>Ürün Tasarımında Sanal Gerçekliğin Geleceği</title>
<link>https://9koala.com/819-urun-tasarmnda-sanal-gercekliin-gelecei.html</link>
<pdalink>https://9koala.com/819-urun-tasarmnda-sanal-gercekliin-gelecei.html</pdalink>
<guid>819</guid>
<pubDate>Sat, 26 Dec 2020 12:57:31 +0400</pubDate>
<category>native-yes</category>

<enclosure url="https://9koala.com/uploads/posts/2020-12/medium/1608971371_screenshot_1.png" type="image/png" />
<enclosure url="https://9koala.com/uploads/posts/2020-12/medium/1608971656_screenshot_2.png" type="image/png" />
<content:encoded><![CDATA[<a class="highslide" href="https://9koala.com/uploads/posts/2020-12/1608971371_screenshot_1.png" target="_blank"><span style="font-size:14px;"><img src="https://9koala.com/uploads/posts/2020-12/medium/1608971371_screenshot_1.png" alt="" class="fr-dib"></span></a><span style="font-size:14px;">Salgın, gelişmiş üretim geliştirmelerinden ürün tasarımına kadar tasarım mühendisliğinin tüm alanlarında şaşırtıcı bir yenilik gücü olmuştur. Gariptir ki, birçok uzak tasarım ekibi ofis tabanlı meslektaşlarına göre daha verimli ve daha yaratıcı hale gelmiştir. <br>Bir tasarım aracı olarak VR'daki ilerlemenin bir parçası da VR satıcıları tarafından sunulan yazılım ve donanımdaki devam eden gelişmelerden kaynaklanmaktadır. Yine bir kısmı uzak takım çalışmasının gerekliliklerinden geliyor. </span><br><br><span style="font-size:14px;"><a class="highslide" href="https://9koala.com/uploads/posts/2020-12/1608971656_screenshot_2.png" target="_blank"><img src="https://9koala.com/uploads/posts/2020-12/medium/1608971656_screenshot_2.png" alt="" class="fr-dib"></a></span><br><span style="font-size:14px;">Vücudun duruşu Gravity Sketch'in mankeni kullanılarak optimize edildi ve ideal gelecek denetleyicisi bu insan formu etrafında inşa edildi.</span><br><br><h2><b>Cerrahlar ve Oyuncular Karışımı</b></h2><br><span style="font-size:14px;">VR teknolojisi cerrahlar ve oyuncuların garip benzer ihtiyaçlarına hizmet yeteneğini gelişmiştir. Bu teknoloji ürün tasarımında da kullanılabilir.Cerrahlar ve oyuncular bazı önemli nitelikleri paylaşıyorlar – hassasiyet ve doğruluk, görsel-uzamsal beceriler, derinlik algılama yeteneği, bir göreve tamamen dalma gibi bir takdirler.İnsan vücudunun bir simülasyonu kullanarak VR, üç boyutlu bir ortamda mevcut çözümlerin insan faktörlerini ve ergonomik sorunlarını incelemek için kullanıldı. Vücudun duruşu daha sonra Gravity Sketch'in mankeni kullanılarak optimize edildi ve ideal gelecek denetleyicisi bu insan formu etrafında inşa edildi.<br></span><br><span style="font-size:14px;">Sanal dünya simülasyon için olgunlaşmıştır, bu da teknolojinin tasarım için uygun hale getirilebilmiştir.İster ameliyathane, ister açık hava ortamı, ister bir vinç ten görünüm olsun, bağlamı simüle edebilir ve tasarladığımız sanal dünyada müşteri yolculuğunu deneyimleyebiliriz.</span><br><br><h2><b><span style="font-size:18px;">VR'ı Uzaktan Geliştirme</span></b></h2><span style="font-size:14px;">2020'de pek çok olayda, salgının uzak ekipleri, kilitlenmenin ötesinde sürecek olası yeniliklere yol açtı.Tasarım ekipleri her zaman hem yaratıcılığı hem de verimliliği en üst düzeye çıkaran araçları benimseyerek hızlı bir şekilde yenilik yapma yeteneğini hızlandıracaktır. VR yaratıcı bir araç olarak yakın zamana kadar bir yenilik olmuştur.Bu değişimin kışkırtıcıları Flyingshapes ve Gravity Sketch gibi programların yanı sıra uzayda yenilik yapan Oculus ve Logitech gibi donanım firmalarıdır. Sonra küresel salgın yaratıcı ekipleri uzaktan çalışmaya zorladı.<br>Ondan önceki CAD gibi VR teknolojisi de paylaşılan bir ortam olabilir ve ekip üyelerinin nerede çalıştığı önemli değildir. Vr ortamı zoom'u yener.Sanal Gerçeklik, yaratıcı ekiplerin Zoom'un dikdörtgenlerine bakmaktan daha doğal bir şekilde uzaktan bağlanmasını sağlar. VR'ın beklenmeyen bir faydası, yarattığı rahat toplantı odası havasidir.Birinin kreasyonlarına ve düşünce sürecine omzunun üzerinden bakabilir veya sanal ortamda kendi alanınızda çalışabilirsiniz. Bu COVID zamanlarda, bu hem ferahlatıcı ve özgürleştirici hissediyor. Sürükleyici, sıcak ve işbirlikçi bir deneyim sağlar.<br><br> <iframe width="356" height="200" src="https://www.youtube.com/embed/hOpiAGJ3HTg?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen title="Gravity Sketch VR | Gravity Sketch"></iframe></span><br><br><br>]]></content:encoded>
</item></channel></rss>